Zor Şeyler Hakkında Her Şey: Kimsenin Söz Etmediği Start-up Sırları

Bir start-up kurmak, büyütmek, geliştirmek ve belki de son olarak satmak; hemen hemen her girişimcinin hayallerini süsler. Ancak ne yazık ki, gerçekte bu pek de kolay değildir. Bu kitabında Ben Horowitz; girişimcilik serüvenini en başından, şirketi Opsware’i 1.65 milyar dolara satmasına kadar olan yolculuğunu anlatıyor. Kitabında ise bu serüvenin iyi giden noktalarına değil, en zor noktalarına odaklanmış. İşte başlıktaki “Zor Şeyler”, buradan geliyor.

Düzenli şekilde iş kitapları okuyan insanlar, bu kitapların genellikle “barış zamanı” (peace time) kitapları olduklarını fark etmiş olabilirler. Bu kitaplarda şartlar şirketleri aşağıya çekmez, aksine yukarıya iter. Horowitz’in kaleme aldığı bu kitapta ise “savaş zamanı” (war time) mücadelesine tanıklık ediyoruz. Koşullar neredeyse her zaman olumsuz olmuşlar. İşte tam da bu yüzden, Horowitz’in kitabı nadir kitaplar sınıfına girebiliyor. Gelin, kitabın içeriğine bir göz gezdirelim:

Ben Horowitz

Kitabın ilk kısımları, otobiyografi misali, Ben Horowitz’in girişimcilik serüvenini anlatıyor. Sonraki kısımlarda ise bu serüvenden çıkardığı dersleri daha derinlemesine inceliyor. Ben Horowitz’in yaşam öyküsü, sıradan bir girişimcinin yaşam öyküsü kadar ilginç. Bu kısımlarda Horowitz’in çelişkilerine çok yakından şahitlik ediyoruz. Verdiği mücadelenin iç yüzüne tanıklık etmek, insana farklı hissettiriyor.

Zor olan şey büyük hayaller kurmak değil. Zor olan şey, bu hayaller birer kabusa döndüğünde gece yarısı soğuk terler dökerek uyanmak.

Ben Horowitz

Horowitz bir peri masalı veya motivasyon öyküsü anlatmıyor. Verdiği mücadele tek boyutlu değil. Sadece başarılı olma mücadelesi değil. Aynı zamanda kendisine inanmış ve kendisi için çalışan insanlar için verilen bir mücadele bu. Banka hesabında para kalmayınca takındığı tutum, aslında tüm girişimcilere birer ders niteliğinde. Normal iş kitaplarında, neredeyse kimse size banka hesaplarınızda sizi sadece 3 hafta idare edebilecek para kaldığı zaman nasıl davranmanız gerektiğini söylemez.

Start-up sırları

  • Bir CEO olarak en büyük farkı yaratabileceğiniz anlar, saklanmak veya ölmek istediğiniz anlardır.
  • Yeterince uzun süre oyunda kalırsanız şansınız dönebilir. Teknoloji oyununda yarınlar bugüne benzemez.
  • Şirkette sorunların ve bilginin kolayca dolaşabileceği, cezalandırılmayacağı bir şirket kültürü oluşturun.
  • Yöneticiler, sadece kendi çalışanlarını işten çıkarmalı ve bunun nedeni konusunda net olmalıdır. Çalışanlar en azından bunu hak eder.
  • Çok yetenekli CEO’lar genellikle sadece iyi haber veren göstergeleri dinler. Kendinizi kandırmayın, tüm göstergeleri dinleyen bir CEO olun.
  • Zaafları az olan değil, becerileri çok olan yöneticiyi işe alın.
  • Önce insanlarla, sonra ürünlerle ve en son karla ilgilenin. Tam olarak bu sıralamayla.
  • İyi şirket kültürlerinde insanlar bir fark yaratacaklarını, verimli olacaklarını ve etkili olacaklarını düşünürler. Toksik kültürlerde ise insanlar bezmiştir ve etkili olup fark yaratacaklarına dair bir inançları kalmamıştır.
  • Neyi yanlış yaptığınız veya yapabileceğinize fazla takılmayın. Düzeltmeniz gereken asıl şeye odaklanın.
  • İdeal CEO sorunlara aceleyle yaklaşır, ancak delirmiş gibi davranmaz. Sorunlara duygusal olmadan agresif ve kararlı şekilde yaklaşmalıdır.
  • Korkunç ve dehşet verici arasında seçim yapmak istemiyorsanız CEO olmayın.
  • Korku ile cesaret arasındaki tek fark ne yaptığınızdır. İkisinde de aynı hissedersiniz. İyi CEO’lar acı ile yüzleşirler. Ortak noktalarından bir tanesi de pes etmemiş olmalarıdır.
  • CEO olmak doğal gelmeyen hareketlerde bulunmayı gerektirir. Doğamız gereği insanlara bizi daha da çok sevdirecek eylemlerde bulunmaya yatkınızdır. Ancak CEO olmak, bazen, insanları size karşı kinle dolduracak eylemler yapmaya itebilir.

Görüşlerim

Savaş zamanı CEO’ları, hayatlarında meyve tezgahı yönetmemiş danışmanların yazdığı yönetim kitaplarını okuyamayacak kadar düşmanla savaşmakla meşguldür.

Ben Horowitz

Kitabı okumanızı tavsiye edip etmemem, yukarıda bıraktığım alıntıya gösterdiğiniz tepkiye göre değişir. Eğer geleneksel yönetim kitapları sizi mutlu ediyorsa, bu kitap size fayda sağlasa bile sizi rahatsız edebilir. Benim görüşümce, ister barış ister savaş zamanı olsun; Horowitz’in deneyimlerini öğrenmek sizi rekabette bir adım öteye geçirebilir. Her zaman bakılan açıdan daha farklı bir açı ile yazıldığı için görüş alanınızı genişletebilir. Bu yüzden bu kitabı şartlı olarak tavsiye ediyorum. Kitaba buradan ulaşabilir, sonraki yazılarımdan haberdar olmak için aşağıdaki kutucuk sayesinde yazılarıma abone olabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir