Geleceği inşa edenler için Sıfırdan Bire

Yeni bir şey yapmaktansa var olanı kopyalamak her zaman daha kolaydır. Ancak bu, sizi 0’dan 1’e değil, 1’den n’e götürür. Peter Thiel, bu kitabında 0’dan 1’e gidebilmeyi anlatıyor.

Bir sonraki Bill Gates bir işletim sistemi kurmayacak. Bir sonraki Larry Page ya da Sergey Brin bir arama motoru geliştirmeyecek. Bir sonraki Mark Zuckerberg bir sosyal ağ oluşturmayacack. Eğer bu isimleri taklit ediyorsanız, onlardan bir şey öğrenmiyorsunuzdur.

Peter Thiel

Startup yaklaşımı

Thiel, kitabının ilk bölümünde Startup Yaklaşımı’nı açıklıyor. Büyük kurumlarda yeni şeyler geliştirmenin zor olduğunu zaten hemen hemen her girişimci bilir. Ancak Thiel’e göre, ürün geliştirmenin daha zor olduğu bir koşul var: Bunu tek başına yapmak.

Aynı zamanda Thiel yeni şeyler yapmaya çalışırken kabul edilmiş fikirleri sorgulamamız ve işi sıfırdan düşünmemiz gerektiğini söylüyor. Yeni bir şirketseniz, en büyük kozunuz yeni düşünce tarzınız.

PayPal, gazeteciler tarafından 1999 yılının en kötü 10 iş fikrinden birisi olarak oylanmıştır.

Dot-Com balonundan alınan dersler

Dot-com balonu, internet üzerine yapılan spekülasyonlar ile yeni kurulan teknolojik şirketlerine inanılmaz yatırımlar yapıldığı döneme verilen isimdir. Bu dönemde birçok şirket asıl değerlerinden çok daha yüksek değerlemelere ulaşmış, birçok “balon” şirket halka açılarak insanları büyük zarara uğratmıştır.

Dot-com balonu, biz girişimciler için dersler içeriyor. Örnek vermek gerekirse:

  1. Kademeli ilerleyin.
  2. Yalın ve esnek olun.
  3. Rekabeti geliştirin.
  4. Ürünlere odaklanın, satışlara değil.

Bu derslere karşılık, Thiel daha doğru olduğunu düşündüğü karşıt ilkeleri ileri sürüyor.

  1. Önemsiz işler yapmaktansa cesur riskler almak daha iyidir.
  2. Kötü bir plan, plansızlıktan iyidir.
  3. Rekabetçi bir pazar kârları yok eder.
  4. Satış en az ürün kadar önemlidir.

Thiel’e göre 1’den n’e gitmek için dot-com balonundan aldığımız derslere daha dikkat etmeliyiz. Ancak, eğer 0’dan 1’e gitmek istiyorsak, karşıt ilkeler bizi daha çok ilgilendiriyor. Zaten yakından incelersek, karşıt ilkelerin çok daha risk içerdiğini anlayabiliriz.

Rekabet ideolojisi

Hemen hemen kitabın her bölümünde rekabete değiniyoruz. Rekabet, kelimenin tam anlamıyla öcü gibi resmedilmiş. Thiel, tekrar ve tekrar rekabetin kâr paylarını ciddi oranda yok ettiğinin altını çiziyor.

Kazanmak kaybetmekten iyidir ancak savaş savaşmaya değmezse herkes kaybeder.

Peter Thiel

Rekabet, aynı zamanda kâr paylarını azaltarak şirketleri kısa vadeye odaklanmaya mecbur bırakıyor. Bu ise dolaylı olarak inovasyonu baltalayabiliyor. İster bu fikri onaylayın, ister onaylamayın. Bize ekonomistler tarafından söylenenden çok daha farklı olduğu aşikar.

Son hamle avantajı (?)

İlk hamle avantajını çok duyduk. Peki ya son hamle avantajını? Son hamle avantajını kısaca bir şirketin ilk aşamada para yakarak büyümesi, ve böylece ileride (son hamlede) tekel haline gelerek pazarın büyük bir kısmını alması diyerek açıklayabiliriz.

Thiel, uzun vadede son hamle avantajının şirketler için daha faydalı öne sürüyor. Thiel’e göre, 0’dan 1’e giden şirketler uzun vadede daha avantajlıdır. Bunun sebebi ise bu şirketlerin genellikle son hamle avantajı olmasıdır. Bu şirketler ilk aşamalarda para yakarak büyüme yakalarlar ve uzun vadede gelen tekel kârlarının tadını çıkarırlar.

Boomer olmak başarı anlayışınızı nasıl etkiler?

Thiel, gelecek hakkında 4 bakış açısı sunuyor. Geleceğin belirli veya belirsiz olduğunu düşünebilirsiniz. Geleceğin iyi, veya kötü olacağını düşünebilirsiniz. Sonuç olarak 4 farklı bakış açısı ile karşılaşıyoruz. Belirli iyimser, belirli karamsar; belirsiz iyimser, belirsiz karamsar.

Bu konuda verdiği örnek ise oldukça dikkat çekici. Malcolm Gladwell’in Outliers kitabını okuyan insanlar başarıda şansın çok önemli bir faktör olduğunu düşünmüşlerdir. Thiel, Gladwell’in boom kuşağına mensup olduğunu, bu yüzden de şans faktörüne fazla dikkat ettiğini söylüyor. Thiel’e göre Gladwell aslında boom kuşağının ideolojisini net olarak aktarıyor.

Görüşlerim

Peter Thiel, bu kitapta bunlar gibi daha birçok başlığa işaret ediyor. Ben, her ne kadar tüm fikirlerini paylaşmasam bile farklı bakış açılarını öğrenmenin her zaman faydalı olabileceğini düşünen insanlardanım. Bu yüzden, farklı bir bakış açısı görmek isteyen herkese bu kitabı tavsiye ediyorum.

2 Comments

bywolcix 3 Şubat 2020 Reply

gercekten güzel bir yazı makale olmus basarılarının devamını dilerim 👌🏻👍🏻👍🏻

Bir cevap yazın