Kurumsal Girişimciler için Startup

Startup dendiği zaman aklımıza hep benzer bir imaj geliyor: İki pizzayla doyabilecek büyüklükte hırslı bir ekip, sınırlı kaynaklar ve zamana karşı yarış. Ancak Eric Ries, Startup mantığını sadece bu konsept ile sınırlandırmak yerine, Startup’ların kurumsal şirketlerde nasıl bir fayda sağlayabileceğini irdeliyor.

Bu haftaki kitabımız Eric Ries’den Startup. Lean Startup (Yalın Girişim) ile girişimcilik dünyasında sıkça duyduğumuz Ries, bu kitabında Startup’ların bir sonraki aşamasını ele almış: Kurumsal girişimcilik. Kitapta Lean Startup’ın metodolojisinin kurumsal şirketlerde uygulanmasını inceliyoruz. Kitap, 3 farklı kısımdan oluşmakta. Gelin, her bir kısımdaki notlarımı sizlerle paylaşayım.

1. Kısım: Çağdaş Şirket

Eric Ries, kurum içi startuplarda belirlenen hedefleri eleştirerek başlıyor. Bu hedefler genellikle tahminlere dayanıyor. Bazen startupların bu hedefleri tutturamaması başarısız olduğunu gösterse bile, bazen de bu durum hedeflerin hayali tahminlere dayandığını gösterir.

Bir gün, GE’nin oldukça şüpheli olan (startuplar konusunda), endüstriyel işletmelerinden birisinin Altı Sigma siyah kuşağı ile tanıştığımda, masadaki bardağın üzerinde bulunan yazı dikkatimi çekti. “Başarısızlık bir seçenek değil.” …. Tanıdığım en iyi, en başarılı girişimciler hakkında düşündüm. Kupalarında ne yazardı? Muhtemelen: Kahvaltıda başarısızlık yiyorum.

Eric Ries

Ries’e göre modern şirketler sadece kaliteli ve güvenli ürünler üretmekle kalmaz, aynı zamanda inovasyon da yapabilir. Aynı zamanda bu şirketler, her çalışanın girişimci olma şansına sahip olduğu yerlerdir. Modern şirketle eski moda şirketleri kıyaslayan Ries, modern şirketlerin iki pizza ile doyacak ekipler ile hızlı deneyler yapıp etkilerini ölçeklendirdiğini söylüyor. Modern şirketler büyük düşünür, küçük başlar, hızlı ölçeklendirir.

Startup ekipleri, sürekli olarak ürün/pazar uyumunu ararlar. Bulduklarında ise, hızlıca daha büyük ve daha donanımlı bir ekibe dönüşmek zorundalar. İlk aşamada dünyayı değiştirmeye çalışan küçük, özel bir ekipte benzersiz bir güç olduğunun altını çiziyor Ries. Ona göre, ekip sorunu müşterinin bakış açısından görene kadar hiçbir şey inşa etmemeli. Ancak ürün/pazar uyumunu sağladıkları zaman ölçeklemeye başlamalıdırlar.

2. Kısım: Dönüşüm için Yol Haritası

Ries, bu kısımı anlaşılabilir kılmak için bol bol tablo ve grafik hazırlamış. Bu kısımda aşama aşama şirketlerin nasıl dönüşebileceği anlatılmış. Önceki kısımda modern şirketin ne olduğunu anladıktan sonra, ikinci aşamada nasıl modern şirkete olunacağını inceliyoruz. Ries, özellikle kendi tecrübelerini paylaşmaktan çekinmemiş. Bu kısım kendi içerisinde üçe ayrılmış.

İlk aşamada bazı üst düzey liderler öncülüğünde şirketlerde kültür değişimini görüyoruz. Bu aşamada diğer aşamalarda yapacağımız değişikliklere zemin hazırlıyoruz diyebiliriz. Şirketin kültür değişiminin zorlama olmaması, içten olması çok önemli. Aynı zamanda şirket içerisinde neyin işe yarayıp neye yaramadığını anlayıp buna göre aksiyona geçmek gerekiyor.

İkinci aşama, aslında ilk aşamadan pek farklı değil. İlk aşamada yaptıklarımızı ölçeklendiriyoruz. Bu aşamada şirkette programlar ve hızlandırıcılar oluşturulduğunu, şirketin tüm bölümlerinin dahil edildiğini görüyoruz. İlk aşamada sınırlı sayıda üst düzey lider ile çalışırken, bu aşamada tüm üst düzey liderleri dönüşüme dahil ediyoruz. İnovasyondan sorumlu olmayan yöneticileri bile eğitmeye özen gösteriyoruz.

Üçüncü ve son aşamada ise, dönüşümü; şirketin ortak bir yeteneği haline getirmeye çabalıyoruz. Bu aşamada şirketteki herkesin gerekli araçlara erişimi ve eğitimi vardır. Şirketin finans, hukuk gibi en zorlu sistemleri bile elden geçirilmiştir. İnovasyonun önündeki bürokratik engeller minimuma indirgenmiştir. Bu sayede modern şirkete dönüşüm süreci sürekli kılınır.

3. Kısım: Büyük Resim

Kitabın son kısmında tekrardan kurumsal girişimciliğe değiniyoruz. Ancak bir farkla: Bu sefer bu işi gerçekleştirmiyor, uzaktan büyük resme bakıyoruz. Ries, kurumlar ile girişimciliği birleştirdiği “Girişimciliğin Birleştirilmiş Teorisi”ni bu bölümde açıklıyor. Ona göre aslında tüm kurumlar girişimcidir, çünkü dört ana aktiviteden birini mutlaka yapmaktadırlar:

  1. Yeni büyüme kaynakları aramak ve yeni ürünler oluşturmak
  2. Bilgi teknolojileri ve İK politikaları gibi kurum içi ürünler geliştirmek
  3. Kurumsal gelişim sağlamak: Diğer şirketleri satın almak, kurumsal girişimcilik, teknik lisans veya transferler
  4. Kurumsal yeniden yapılandırma veya dönüşüm

Bu teorinin ardından, Ries konuyu çok ilginç bir tarafa çekiyor: Kamu Girişimcilik Politikaları. Bu kısımda politikaların girişimcileri nasıl cezbettiğini veya caydırdığını görüyoruz. Ries’e göre bu konuda gidilecek daha çok yol var. Tek tek çeşitli politikaları inceleyerek çözümler öneriyor. Beni asıl şaşırtan ise girişimciliğin başkenti olan ABD’de bile girişimciliği öldürebilecek, caydırabilecek çok hantal politikaların bulunması. Ries, bu kitabı politika belirleyenlerin veya belirleyecek olanların okumuş olmasını diliyor.

Görüşlerim

Bence okunur! Özellikle kurumsal bir şirkette çalışıyorsanız ve girişimciliğe merak duyuyorsanız, bu kitap size hiç beklemediğiniz kapılar açabilir. Belki de şirketinizin dönüşüm programına siz liderlik edersiniz? Kurumsal olmayan girişimciler ise bu kitabı okuyarak farklı bir bakış açısı kazanabilirler. Aslında bu kitap, neden Startup’ların çok köklü şirketleri bazen ezip geçebilmelerini açıklıyor. Ries ise şirketler Startup’lar karşısında çok hantal kalmasınlar diye onlara böyle bir rehber hazırlamış diyebiliriz. Eğer kitabı almak istiyorsanız sizi buraya alalım. Yazımı beğendiyseniz, önceki haftalara göz atmayı ve aşağıda eposta listeme üye olmayı unutmayın.

Bir cevap yazın